İçeriğe geç
  • Dolar 49,5510 ▲ %0,05
  • Euro 55,5994 ▼ %0,22
  • Sterlin 65,9729 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.603,14 ▼ %0,45
  • Çeyrek Altın 10.804,61 ▲ %0,01
  • Gümüş 91,24 ▲ %0,53
  • Bitcoin 4.056.318 ▲ %0,99
  • BIST 100 11.430,14 ▼ %2,49
N Nazlı ÇaykaralıKaradeniz Mutfağı ve Yayla

Kışın Hazinesi: Karadeniz'de Turşunun Sofradaki Yeri

Karadeniz'in kış sofralarının vazgeçilmezi turşu, hem bir lezzet hem de bir dayanışma geleneğidir. Trabzon'dan Rize'ye uzanan coğrafyada turşu kurmak, mevsimi kavanoza hapsetmenin en kadim yoludur.

Karadeniz'in yaylalarından inen son sürüler, kasım yağmurlarıyla birlikte köylere dönerken, sofralar da kışa hazırlanır. Bu hazırlığın en renkli ve en bereketli köşesi hiç kuşkusuz turşu küpleridir. Trabzon'un Tonya ilçesinden Rize'nin Hemşin yaylalarına kadar uzanan coğrafyada, turşu kurmak bir mutfak işinden çok daha fazlasıdır; o, mevsimin bereketini kavanoza hapsetme sanatıdır. Lahana, fasulye, biber, salatalık, kelek, hatta yeşil domates... Her evin kilerinde, her apartman balkonundaki küpte, Karadeniz insanının kışa meydan okuyuşunun bin bir çeşit hali saklanır.

Turşu, bu topraklarda yalnızca bir mezeyi değil, bir kültürü anlatır. Karadeniz'in nemli ve serin iklimi, turşunun mayalanması için adeta biçilmiş kaftandır. Eskiden kış boyunca taze sebze bulmanın zor olduğu bu coğrafyada, turşu kurmak bir zorunluluktan doğmuş; zamanla bir lezzet zenginliğine dönüşmüştür. Köydeki taş ocakların başında, derelerin serin sularında yıkanan sebzeler, iri taneli kaya tuzu ve soğuk kaynak suyuyla buluşur. Bu üçlü, Karadeniz turşusunun sırrını oluşturur: bol tuz, temiz su ve sabır.

Kavanozda Saklı Bir Mevsim: Karadeniz'de Turşunun Çeşitleri

Karadeniz'de turşu denince akla ilk gelen karalahana turşusudur. Trabzon ve Giresun'un sahil köylerinde, kara lahananın kalın damarlı yaprakları hafifçe haşlanıp sarımsaklı, tuzlu suyla kavanozlara dizilir. Bu turşu, çayın yanında, mıhlamanın üzerinde ya da sadece bir lokum gibi yenir. Ancak Karadeniz turşusu tek bir sebzeye sığmaz; bölgenin bereketli toprakları, turşuya da yansır. Rize'nin ikizdere ilçesinde fasulye turşusu, Artvin'in Şavşat ilçesinde ise kırmızı biberle harmanlanmış karışık turşu meşhurdur.

Yaylalarda ise işler biraz daha farklıdır. Yayla turşusu, genellikle yazın toplanan otlardan yapılır. Ebegümeci, ısırgan, kuzukulağı gibi yayla otları, kaya tuzuyla ovulup güneşte kurutulur ve kışın turşu suyuna eklenir. Bu otların turşusu, hem şifa deposu hem de sofranın baş tacıdır. Trabzon'un Araklı ilçesinde, yayladan inen aileler, bu otlu turşuyu kışın en soğuk günlerinde bile çıkarıp misafirlerine ikram eder. Turşu, sadece bir garnitür değil; Karadeniz insanının doğayla kurduğu bağın bir uzantısıdır.

Turşu Kurmanın İncelikleri: Bir Ustalık İşi

Turşu kurmak, göründüğü kadar basit değildir. Karadenizli kadınların elinde adeta bir ritüele dönüşen bu iş, incelik ve tecrübe ister. Öncelikle sebzelerin taze ve diri olması gerekir; çünkü yumuşak sebzeler turşuda kısa sürede erir. Ardından suyun sertliği önemlidir. İdeal olan, kireci düşük, kaynak suyu kullanmaktır. Tuz oranı ise bir gramı bile şaşmaması gereken bir dengedir; az tuz turşuyu ekşitir, çok tuz ise yenmez hale getirir. Kaya tuzu, sofra tuzuna göre daha iri taneli olduğu için Karadeniz mutfağında her zaman önceliklidir.

Turşunun mayalanma süreci de sabır ister. Kavanozların ağzı sıkıca kapatılmalı, ancak içindeki gazın çıkmasına da izin verilmelidir. Karadeniz'in serin havasında bu süreç, bazen iki haftayı bulur. Bu süre zarfında kavanozların başına gidilir, suyu kontrol edilir, üstünde oluşan köpükler alınır. Her bir kavanoz, ailenin kışlık hazinesi gibi özenle korunur. Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinde, turşu kurarken kavanozların üzerine birkaç dal dereotu ve bir diş sarımsak koymak, hem lezzet hem de sağlamlık için şarttır. Bu incelikler, kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilgi birikimidir.

Sofraların Vazgeçilmezi: Turşunun Yeri ve Önemi

Karadeniz'de turşu, sofraların baş tacıdır. Sabah kahvaltısında bir dilim mısır ekmeğiyle turşu yemek, günün en keyifli anlarından biridir. Öğle yemeğinde hamsi pilavının yanında turşu, balığın yağını dengeleyen ferahlatıcı bir eşlikçidir. Akşam yemeklerinde ise karalahana çorbasının üzerine birkaç kaşık turşu suyu eklemek, çorbanın lezzetini bambaşka bir boyuta taşır. Turşu suyu, Karadeniz mutfağının gizli silahıdır; et yemeklerinde, pilavlarda, hatta bazı böreklerde kullanılır.

Turşu aynı zamanda bir misafir ağırlama geleneğidir. Karadeniz'de kapıyı çalan misafire ikram edilecek ilk şeylerden biri, evde kurulmuş turşunun açılmış bir kavanozudur. Misafir, turşuyu beğenirse ev sahibi için en büyük iltifatı yapmış sayılır. Bu gelenek, Trabzon'un Of ilçesinden Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine kadar tüm bölgede yaşatılır. Turşu kurmak, komşular arasında da bir dayanışma vesilesidir; bir ailede turşu kurulacaksa, komşu kadınlar yardıma koşar, birlikte sebzeler doğranır, kavanozlar doldurulur. Bu birliktelik, Karadeniz'in sıcak komşuluk kültürünün bir parçasıdır.

Kışın Bereketi, Yazın Hatırası

Sonuç olarak, Karadeniz'de turşu, bir kavanozda saklanan mevsimin ta kendisidir. Yazın bahçelerden toplanan sebzelerin, sonbaharın serin günlerinde kurulan turşuyla kış sofralarına taşınması, bu coğrafyanın kadim bir bilgeliğidir. Trabzon'un yaylalarından Artvin'in vadilerine kadar her evin kilerinde, her mutfağın bir köşesinde duran turşu küpleri, Karadeniz insanının bereketine ve geleceğe olan güvenine işaret eder. Turşu kurmak, geçmişten bugüne taşınan bir miras, bir ustalık ve bir sevgi işidir. Bu kış, sofranıza bir kavanoz Karadeniz turşusu açtığınızda, sadece bir lezzeti değil, bir kültürü de keşfedeceksiniz. Afiyet olsun.

Paylaş

Yazarın diğer yazılarıTümü ›

Diğer yazarlar

Sıradaki haber yükleniyor…