Édouard Louis'den Fransa'daki protestolara destek
Fransa'daki 17 Ekim eylemlerine katılan yazar Édouard Louis, polis şiddetine karşı kalabalık olmanın önemine vurgu yaptı. Organizatörler 800 bin, hükümet ise 550 bin katılım olduğunu açıkladı.
Fransa'da yaklaşık bir aydır süren liseli öğrenci protestolarına, sarı yelekliler, çiftçiler ve iklim aktivistleri de destek verdi. 17 Ekim tarihinde gerçekleştirilen eylemler, ülke genelinde 500 farklı noktada düzenlendi. Gösterilerde yaklaşık 1200 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Katılımcı sayısına ilişkin verilerde ise farklılıklar gözlendi; hükümet yetkilileri 550 bin kişinin protestolara katıldığını ifade ederken, organizatörler bu sayının 800 bin olduğunu duyurdu. Paris'teki yürüyüşlere ünlü yazar Édouard Louis de eşlik etti.
BirGün'de yayınlanan habere göre, Louis eylemdeki konuşmasında siyasi geçmişinde ilk kez polis şiddetinden korktuğunu dile getirdi. Yazar, "Siyasi mücadele geçmişimde ilk kez, Macronizmin uyguladığı bu polis şiddetinden korkuyorum" dedi. Louis, "Bu şiddetle, bu korkuyla mücadele etmenin tek yolu, çok ama çok kalabalık olmak" ifadesini kullandı. Eyleme gelirken korku hissettiğini ancak buraya gelmenin önemini vurgulayan Louis, lise yıllarından beri protestolara katıldığını ancak bu denli bir korkuyu ilk kez yaşadığını aktardı. Sarı yeleklileri, öğretmenleri, liselileri, entelektüelleri, sanatçıları, işçileri, hemşireleri ve itfaiyecileri bir arada görmenin kendisini memnun ettiğini belirten Louis, mücadelelerine devam edeceklerini söyledi.
1992 yılında Fransa'nın kuzeyinde yoksul bir işçi ailesinde dünyaya gelen Louis, asıl adının Eddy Bellegueule olduğunu bilinen bir isimdir. Eşcinsel kimliği nedeniyle çocukluk ve ergenlik döneminde okulda şiddet ve aşağılamaya maruz kalan yazar, Paris'te sosyoloji eğitimi aldı. Pierre Bourdieu, Didier Eribon ve Annie Ernaux gibi isimlerden etkilenen Louis'in Türkçeye çevrilen eserleri arasında Eddy'nin Sonu, Şiddetin Tarihi, Babamı Kim Öldürdü, Değişmek ile Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri yer alıyor. Louis, Macron'u yoksullara ve işçi sınıfına karşı sınıfsal şiddet uygulayan bir siyasetçi olarak nitelendiriyor. Yazarın 2018'de yayımlanan ve en bilinen eseri olan Babamı Kim Öldürdü adlı kitabında, babasının fiziksel çöküşünü bireysel bir talihsizlik yerine sosyal yardım kesintileri, emeklilik ve sağlık politikalarının bir sonucu olarak ele aldığı görülüyor. Louis, bu politikaların sorumluları arasında Macron'u da sayarak, yoksulları sorumlu tutan söylemlerin ve neoliberal reformların siyasetin "yavaş bir öldürme" biçimine dönüştüğünü savunuyor.
TürkAta Haber Ajansı