Nevşehir'de Beykoz büyüklüğünde jeotermal ihalesi
Nevşehir İl Özel İdaresi, yaklaşık 48 bin 480 hektarlık alanda 16 jeotermal saha için ihaleye çıkıyor. Alanın büyüklüğü İstanbul'un Beykoz ilçesiyle eşdeğer.
Nevşehir İl Özel İdaresi, il genelindeki çeşitli noktalarda bulunan jeotermal kaynak ve doğal mineralli su ruhsat sahalarının satışı için ihale sürecini başlattı. Devlet İhale Kanunu kapsamında açık teklif usulüyle gerçekleştirilecek ihalede, toplamda yaklaşık 48 bin 480 hektarlık bir alanın 16 ayrı saha halinde değerlendirileceği bildirildi. Bu büyüklükteki alan, İstanbul'un Beykoz ilçesiyle kıyaslanabilir bir coğrafi genişliğe sahip.
Evrensel'de yayınlanan habere göre, ihaleye konu olan sahaların büyük bölümü daha önce terk edilen veya alan küçültme işlemleri sonucu arta kalan ruhsat bölgelerinden oluşuyor. İhale sürecinin, bölgedeki yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması hedefiyle yürütüldüğü belirtiliyor. Ruhsat sahalarının ilçe dağılımında Kozaklı 5 saha ile ilk sırada yer alırken, Merkez ilçede 3, Acıgöl, Ürgüp ve Avanos'ta ikişer, Gülşehir'de ise 1 saha bulunuyor. En geniş alan 5 bin hektarla Ürgüp'te, en dar alan ise 435 hektarla Merkez ilçede yer alıyor.
İhale kapsamındaki arazilerin önemli bir kısmının tarım arazileri, meralar ve yerleşim yerleri ile iç içe olduğu görülüyor. Uzmanlar, jeotermal faaliyetlerin su kaynakları ve ekolojik denge üzerindeki risklerine dikkat çekiyor. Yüksek oranda bor, arsenik ve ağır metal içeren akışkanların yeraltı sularını kirletme ihtimali, kontrolsüz deşarjların tarımsal üretime zarar verme riski ve Kozaklı çevresinde gözlemlenen zemin çöküntüleri öne çıkan endişeler arasında yer alıyor.
Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey, sondaj çalışmalarında kullanılan kimyasalların tehlikeli atık oluşturabileceğine işaret etti. Atabey, sondaj çamurunun içerdiği toksik maddeler nedeniyle özel analiz gerektirdiğini belirterek, "Sondaj çamuru içerdiği kimyasallara ve işleme bağlı olarak yağ içeren sondaj çamurları ve atıkları tehlikeli atık sayılır" dedi. Ayrıca ihale sahalarının Kapadokya bölgesindeki SİT alanlarına ve tarihi mirasa yakınlığı, çevresel etkiler açısından hassasiyet gerektiren bir diğer unsur olarak vurgulandı.
TürkAta Haber Ajansı