Diyarbakır'da cinayet davasında sanıktan beraat talebi
Diyarbakır'da eşini rahatsız ettiği iddiasıyla Erkan Ceylan'ı öldüren Yusuf Dağkıran, duruşmada pişman olduğunu belirterek beraatini istedi. Savcılık tasarlayarak öldürme suçundan ceza talep ederken duruşma ertelendi.
Diyarbakır'da Erkan Ceylan'ı çocuklarının gözü önünde bıçaklayarak hayatını kaybetmesine neden olan tutuklu sanık Yusuf Dağkıran, mahkemedeki savunmasında pişmanlığını dile getirerek beraatini talep etti. Maktulün eşi S.C. ise şikayetçi olduğunu vurgulayarak sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Haberler.com'da yayınlanan habere göre, olay 12 Eylül 2025 tarihinde Bağlar ilçesi Alipınar Mahallesi'nde meydana geldi. Evinin önündeki aracına binmeye hazırlanan Erkan Ceylan, yanına yaklaşan Yusuf Dağkıran tarafından çocuklarının yanında bıçaklandı. Göğüs ve kolundan yaralanan Ceylan, kaldırıldığı Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Ceylan'ın cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Olayın ardından İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini inceleyerek şüpheliyi saklandığı yerde yakaladı. İddianamede, sanığın olaydan bir gün önce ve olay günü maktulün bulunduğu bölgede beklediği, cinayetin ardından kıyafet değiştirdiği ve suç aleti bıçağı karşısındaki camiye bıraktığı belirtildi. Otopsi raporunda Ceylan'ın kesici-delici alet yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu yaşamını yitirdiği tespit edildi.
Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında savunma yapan Yusuf Dağkıran, maktulün eşini rahatsız ettiğini öne sürdü. Dağkıran, "Ben 8 kere Erkan'ın eşimi aramasına denk geldim. Eşim ağlıyordu, kendini binadan atmak istiyordu. 'Bu adam başıma bela olmuş' diyordu. Ben de ona inanıyordum. Benim oraya gitmemin amacı öldürmek değildi. Maktulün ailesine ulaşmaya çalıştım ancak çözüm bulamadım. Onlara küfür veya hakaret ettiğimi iddia ediyorlar. Eşimi rahatsız ediyor diye gidip yalvarayım mı? Tasarlayarak yapmadım. Olaydan 6 ay önce ev almak için taksite de girdim. Birini öldürmek istesem ev almayı düşünmem. Olay günü konuşmak için yanına gitmiştim. Ayrıca cinayet nedeniyle değil, tişörtüm yırtıldığı için değiştirdim. Bıçak yasak olmasına rağmen işimiz gereği lazım olduğu için yanımda bulunduruyordum. Ben sismik vibratör operatörüyüm. Çalışma sırasında kablolar birbirine dolandığı için kesmek amaçlı bıçağı yanımda taşıyordum. Erkan, eşimi rahatsız ettiği için kendisinden şikayetçi oldum, durumu ailesine, patronlarına da söyledim. Ancak Erkan'a ulaşamayınca evine gidip konuşmak istedim. Benim çok güzel bir işim vardı, huzurum vardı. Olaydan 1 yıl kadar önce çocuğum oldu. Ben bu çocuğa sahip olmak için 7-8 yıl bekledim. Olan bana, çocuğuma oldu. Erkan mezarda, eşim ise dışarıda geziyor. Çocuğum kız kardeşimin yanındadır. Eşimden ise haberim yok. Pişmanım, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
Maktulün eşi S.C. ise sanığın sosyal medya üzerinden kendisine mesaj attığını belirterek, "Sanık Yusuf, bana sanal medyadan 'Eşin rahat durmuyor' diye mesaj atıp, durumu anlattı. Ben de 'Allah bunların ikisinin de belasını versin, bıktım bunlardan' diye cevap verdim. Ben 5 çocukla ortada kaldım. Çocuklarım doktor olmak istiyordu, ancak bu olay nedeniyle sınavda başarısız oldular. O yüzden hakkımı helal etmiyorum. Şikayetçiyim ve ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmasını istiyorum" dedi.
Savcılık mütalaasında, sanığın 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanık avukatı ise müvekkilinin uzun süredir rahatsız edildiğini, şikayetçi olmasına rağmen çözüm bulunamadığını belirterek, tasarlama unsurlarının oluşmadığını savundu. Avukat, müvekkilinin 'Tahrik altında kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasını istedi.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve bazı tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı 13 Kasım'a erteledi.
TürkAta Haber Ajansı