İçeriğe geç
  • Dolar 49,6031 ▲ %0,06
  • Euro 55,7603 ▼ %0,02
  • Sterlin 66,3942 ▲ %0,04
  • Gram Altın 6.569,56 ▼ %0,06
  • Çeyrek Altın 10.746,75 • %0,00
  • Gümüş 92,41 ▼ %0,06
  • Bitcoin 4.119.858 ▲ %1,91
  • BIST 100 11.797,70 ▲ %3,22

Çanakkale

Çanakkale'de Karatepeli'den erken tanı çağrısı

Çanakkale'de Karatepeli'den erken tanı çağrısı

Çanakkale'de meme kanserini yenen Sevinç Karatepeli, yaşadığı süreci paylaşarak kadınlara erken tanının hayati önemini hatırlatıyor. Karatepeli, dayanışma grupları aracılığıyla benzer mücadele verenlere umut oluyor.

Çanakkale'de meme kanserini atlatan Sevinç Karatepeli, kendi deneyimlerini paylaşarak kadınlara destek veriyor ve erken tanının kritik rolüne dikkat çekiyor. Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak çalışan 42 yaşındaki Karatepeli, iki yıl önce memesinde fark ettiği akıntı üzerine arkadaşının ısrarıyla genel cerrahi polikliniğine başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda kendisine meme kanseri teşhisi konulan Karatepeli, başarılı bir ameliyat ve kemoterapi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Tedavi sonrası sosyal hayatına dönen Karatepeli, kontrollerini aksatmazken, kendisine ulaşan kadınlara erken teşhisin hayat kurtardığını anlatıyor.

Dünya Sağlık'ta yayınlanan habere göre, Karatepeli hastalık sürecindeki en zor anın teşhisi kabullenmek olduğunu ifade etti. Tanıyı aldığı günü unutamadığını belirten Karatepeli, "İlk günü hatırladığımda hala gözlerim dolar. Kabullenmek çok zor. En çok ilk duyduğum anda zorlandım. 'Nasıl olur, bende hiçbir şey yok. Neden ben?' diye düşündüm. İsyan ettim, çok ağladım, çok bağırdım ama şimdi buradayım tüm bunları yaşamış, altından kalkmış, zafer kazanmış biri olarak" dedi. Kemoterapi sürecinde sağlık çalışanlarının ilgisinin kendisine güç verdiğini vurgulayan Karatepeli, fiziksel zorlukların yanı sıra sosyal çevreden gelen bakışların da kendisini etkilediğini aktardı. Saçlarının dökülmesi nedeniyle peruk veya başörtüsü kullanmayı tercih etmediğini söyleyen Karatepeli, insanların işaret etmesinden rahatsızlık duyduğunu dile getirdi. Tek başına büyütmeye çalıştığı 5 yaşındaki çocuğunun hastalık sürecinde kendisine destek olması gerektiğini belirten Karatepeli, "Kusarken çocuğum bana kova getirdi, ondan destek almak zorunda kalabiliyordum. Geçti, geçiyor ama tüm bunlara duyarlı olmamız gerekiyor" diye konuştu.

Benzer süreçleri yaşayan kadınların oluşturduğu "Pembe Kalpli Kadınlar" adlı WhatsApp grubunda dayanışma gösteren Karatepeli, birbirini anlayan kadınların destek mekanizmasının önemine işaret etti. "Birilerine ışık olmayı çok önemsiyorum. Beni tanıyan arkadaşlarım, ilk anda ağlayan, isyan eden kadınları doğrudan bana yönlendiriyor. Bizim 'Pembe Kalpli Kadınlar' diye bir WhatsApp grubumuz var. Orada kendi aramızda konuşuyoruz. Süreç aynı olduğu için birbirimizi tanıyoruz, birbirimize destek oluyoruz. 'Neler yapabiliriz, daha iyi nasıl olur, nerelerden destek alabiliriz?' diye konuşuyoruz" ifadelerini kullanan Karatepeli, kadınların sağlıklarını ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı. Karatepeli, "Lütfen kendimizi ihmal etmeyelim. 'Bana bir şey olmaz' demeyelim. Vücudumuzu tanıyalım. Sağlıklı hayat merkezleri ve kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezlerinde ücretsiz taramalarla bizlere yardımcı olunuyor. Geç kalmadan gelin. Aynaya baktığımızda gördüğümüz o en değerli bedenden sevgimizi esirgemeyelim. Kanserden değil, geç kalmaktan korkalım çünkü kanser değil biz güçlüyüz" çağrısında bulundu.

Sağlıklı Hayat Merkezi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Müge Meriç ise meme kanserinin erken evrede belirti vermeyebileceğini ancak erken tespit ve uygun tedavinin başarının anahtarı olduğunu belirtti. Erken tanının tedavi seçeneklerini artırıp olumsuz sonuçları azalttığını kaydeden Meriç, "Her 16 kadından biri risklidir. Erken tanının en önemli aracı düzenli taramadır. Belirtinin ortaya çıkmasını beklemeden taramanızı yaptırın. Meme kanserinde biz 20 yaşından itibaren kendi kendine muayene ve yılda bir hekim muayenesi öneriyoruz. 40-69 yaş arasındaki kadınlarda ise yılda 1 kez hekim muayenesi ve bunun yanında 2 yılda bir mamografi ile tarama yapılmasını öneriyoruz" bilgisini verdi. Genetik, hormonal ve çevresel risk faktörlerine değinen Meriç, değiştirilebilir faktörlere dikkat çekerek, "Ben özellikle değiştirilebilir risk faktörlerinden bahsetmek istiyorum. Kişilerin fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmesi, sağlıklı ve dengeli beslenme, ideal kiloda kalmak, sigara ve alkol tüketmemek bu risk faktörlerini azaltır" dedi.

TürkAta Haber Ajansı
Karadenizden Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…