ABD'de Filistin'e Destek İsrail'i Geride Bıraktı
Gazze'deki çatışmaların üçüncü yılında ABD kamuoyunda Filistin'e yönelik sempati ilk kez İsrail'i geçti. Gallup anketlerine göre Filistin'e destek oranı yüzde 41'e yükselirken, İsrail'e bakış yüzde 36'ya geriledi.
Gazze'de yaşanan çatışmaların başlamasının üzerinden geçen üç yıllık süreçte, ABD kamuoyundaki İsrail-Filistin algısında köklü bir değişim meydana geldi. Yüz binlerce sivilin hayatını kaybettiği ve yaralandığı bu dönemde, Filistin halkına yönelik dayanışma hareketi dünya genelinde yaygınlaştı. Sokak eylemlerinden üniversite kampüslerine ve sendikalara kadar uzanan bu süreç, ABD dış politikasına ve mevcut kurumsal yapıya yönelik sorgulamaları derinleştirdi. Filistin meselesi, daha önce siyasi mücadele deneyimi olmayan geniş kitlelerin de dahil olduğu bir toplumsal hareketin merkezine yerleşti.
BirGün'de yayınlanan habere göre, 2001-2025 yılları arasındaki Gallup anketlerinde İsrail'e destek oranı sürekli olarak yüzde 60'ın üzerinde seyrederken, Filistin'e sempati duyanların oranı yüzde 20'nin altında kalıyordu. Ancak 2025 yılında dengeler ilk kez tersine döndü. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 41'i Filistin'e sempati duyduğunu belirtirken, İsrail'e olumlu baktığını ifade edenlerin oranı yüzde 36'da kaldı. Özellikle 29 yaş altı gençler arasında Filistin'e destek verenlerin oranı yüzde 70'in üzerine çıkarak dikkat çekici bir tablo oluşturdu.
Kamuoyundaki bu dönüşüm, siyasi arenada da etkisini gösterdi. ABD tarihinin en büyük gösterilerinden biri olarak kayıtlara geçen ve 4 Kasım 2023'te Washington'da yaklaşık yarım milyon kişinin katılımıyla düzenlenen yürüyüş, hareketin gücünü ortaya koydu. Filistin meselesi, seçimlerde belirleyici bir başlık haline gelirken, Zohran Mamdani gibi ilerici isimlerin seçim başarıları bu dinamiğin bir yansıması olarak değerlendirildi. Donald Trump döneminde genişletilmeye çalışılan bölgesel savaş politikası ise ABD kamuoyunda en az destek gören savaş niteliğini taşıyarak stratejik bir başarısızlık olarak nitelendirildi.
Yaşanan gelişmeler, ABD emperyalizminin küresel etkilerine ve savaş politikalarına yönelik eleştirileri güçlendirdi. Filistin direnişinin ilham verdiği siyasal bilinç, savaş ve kâr odaklı mevcut düzenin yerine, insan ve gezegen ihtiyaçlarını önceleyen yeni bir sistemin savunulmasına zemin hazırlıyor. Bölgede gerilimi tırmandırma tehditleri sürerken, anti-emperyalist mücadelenin toplumsal bir güç haline gelmesi için çalışmaların devam ettiği vurgulanıyor.
TürkAta Haber Ajansı
Karadenizden Haber